Farklı bir dünya mümkün dedik ve onu hep birlikte yaratmaya başlayalım istedik. Bu blogta sizlere bilgiler vermek istiyoruz ama en az onun kadar sizlerden de öğrenmek istiyoruz. Burada büyük çiftlikler, büyük hayvancılık işletmeleri ve çevre ile ilgili şirketlerin yanı sıra, büyükşehirlerde yaşayıp, çevre için bir şeyler yapmak isteyen insanlara da ulaşmak istiyoruz. Küçük büyük her türlü deneyimimizi küçük büyük herkesle paylaşmak istiyoruz. Bilginin paylaştıkça büyüdüğüne inanıyor ve hikaye deki gibi denize atılan her küçük deniz yıldızının çok önemli olduğunu düşünüyoruz.
Yararlı etkin mikroorganizmalar (YEM) ile tanışmam İstanbul'daki klinik günlerime uzanıyor. Pet kliniğindeki YEM deneyimim bu ürüne ve teknolojiye inancımı daha da arttırdı. Temel mantık çok doğru bunu biliyordum ama pratik sonuçlar çok önemliydi. Olumlu sonuçlar beni bu teknolojiye daha da yaklaştırdı. Hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da sağlık, iyi ve kaliteli gıdalarla beslenme ve bu gıdalardan maksimum faydayı sağlayacak sağlıklı bir bağırsak ile oluyor.
Beslenmenin önemini de yıllar önce organik ürünlerden yapılmış bir kedi-köpek maması ile anladım. Hayvanların genel sağlığı hakkında bilgi veren tüy sağlığında çok ciddi iyileşme olduğunu, hatta depresif mizaçlı hayvanların daha mutlu olduğunu gözlemledim.
Son yıllarda yapılan araştırmalar beslenmemiz kadar, bağırsak floramızın da (bağırsakta yaşayan mikroorganizmalar bütünü) önemli olduğunu göstermekte. Hatta Alzheimer hastalığı ile bağırsak florası ve sağlığı arasında bir bağ olduğu tespit edilmiş durumda.
Bağırsakların genel çalışması ise şöyle; %10 iyi mikrop, %10 kötü mikrop ve %80 fırsatçı mikrop var. Fırsatçı mikroplar iyi veya kötü hangi grup güçlü ise onun yanında yer alıyorlar. Bu da hastalık ve sağlık arasındaki ince çizgiyi oluşturuyor. Doğru beslenme ve takviyeler ile vücudun en önemli yapılarından birini sağlıklı tutmak işte bu yüzden önemli. Ve 'Ne yersek O'yuz'...
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde 1960'lardaki Yeşil Devrim (!) ile kirlenen ve adeta kimyasal gübre ve pestisitlerle yavaş yavaş öldürülen toprağımızı geri kazanmalıyız ki, yukarı da bahsettiğimiz sağlıklı tarım ürünlerine, ve bu ürünlerle beslenen sağlıklı hayvanlara ve en son halka olarak sağlıklı bireylere ulaşalım.
YEM teknolojisi işte burada devreye giriyor. Düzenli ve doğru kullanım ile çok kısa denebilecek sürelerde toprağı bu kimyasallardan ve pestisitlerden temizliyor. Bu temizlenen toprakta yetiştirilen tarım ürünlerini organik, hastalıklara dirençli ve yüksek verimli hale getiriyor. Bu ürünlerle beslenen hayvan ve insanlarında güçlü bir bağırsak florasına sahip olmasını ve sağlıklı olmalarını sağlıyor.
İlerleyen dönemlerde bu teknolojinin kullanım alanlarını çeşitlendirip ayrıntılı şekilde yazmaya çalışacağız. Şimdilik bir giriş yapmış olalım.
Yazı ile ilgili yorum ve eleştirilerinizi bekliyoruz. Bu yorum, eleştiri ve öneriler bu bloğun gelişimine fayda sağlayacak.
Görüşmek üzere...
www.umutvet.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder